TwKit
正在载入
TwKit

Gutian Kongresi’nin sonunda, Fujian, Guangdong ve Jiangsi’dan gelen Kuomintang… · @Wandaibois · TwKit

@Wandaibois

Gutian Kongresi’nin sonunda, Fujian, Guangdong ve Jiangsi’dan gelen Kuomintang birliklerinin Batı Fujian devrimci üssüne yönelik ikinci “üç vilayet ortak baskını” kapıdaydı. Liu Heding komutasındaki 56. Düşman Tümeni Longyan’ı ele geçirmişti ve öncü birlikleri Gutian’a sadece 15 kilometre uzaklıktaydı. Bu tehlikeli durumda, Kızıl Dördüncü Ordu Birinci Sütun Komutanı Lin Biao, sağcı karamsar duygular sergiledi. Yılbaşı arifesinde, Mao Zedong’a bir “Yılbaşı Tebrik Mektubu” yazdı. Mektubunda “Kızıl bayrak ne kadar süre ayakta kalabilir?” sorusunu yöneltti ve büyük düşman tehdidi altındayken Kızıl Dördüncü Ordu’nun dağılıp gerilla savaşı yapması, herkesin kendi yolunu bulması görüşünü ortaya koydu. Kızıl Ordunun geniş komutan ve askerlerini eğitmek amacıyla Mao Zedong, 5 Ocak 1930’da Gutian’ın Laijiafang semtindeki “Xiecheng Dükkanı”nda kaldığı yerden Lin Biao’ya uzun bir cevap mektubu yazdı ve silahlı bölge yönetimi koşullarında Kızıl Ordunun niçin varlığını sürdürebileceği önemli sorusunu sistematik biçimde yanıtladı. Birincisi, Çin’deki egemen sınıflar arasında uzun süren iç savaşlar devam ediyordu. Düşmanlar daima merkez şehirleri işgal ederken, geniş kırsal alanlar, özellikle vilayet sınırlarındaki bölgeler ve uzak köyler düşman tarafından ele geçirilememekte, egemenlik gücünün nispeten zayıf olduğu yerler haline gelmekteydi. Tam da farklı egemen grupların aralarındaki boşluklarda, beyaz rejimlerle çevrili alanlarda Kızıl Ordu ve gerilla birliklerinin varlığı ve gelişmesi, bununla birlikte küçük kırmızı bölgelerin oluşması ve büyümesi mümkün olabiliyordu. İkincisi, Çin’in devrimci güçleri zayıf olduğu gibi karşıdevrimci güçler de zayıftı. Büyük Devrimin yenilgisinden sonra devrimci güçler görünüşte küçük olsa da gelişme olanağı ve zorunluluğuna sahipti. Karşıdevrimci güçler dışarıdan güçlü görünse de özünde zayıftılar. Üçüncüsü, olaylara bakarken özüne bakmak gerekir. Çin’de eski bir atasözü vardır: “Bir kıvılcım, otlakları alevlere boğabilir.” Şu anda Çin devriminin gücü henüz çok küçük olsa da gelişimi çok hızlı olacaktır. “Kıvılcımın otlakları alevlendirmesi”, mevcut durumun gelişimini en doğru şekilde ifade eder. Birçok yerde işçi grevleri, köylü ayaklanmaları, asker isyanları ve öğrenci boykotlarının gelişimine bakıldığında, bu “küçük kıvılcımın” “otlakları alevlendireceği” dönemin şüphesiz yakında olduğu görülür. Olaylara bakarken onların özünü görmeli, görünümü yalnızca kapıyı açan bir kılavuz olarak kabul etmeliyiz. Dördüncüsü, devrim dalgasının yakında geleceği ne anlama gelir? Marksistler falcı değillerdir. Geleceğin gelişimi ve değişimi hakkında yalnızca genel yönü belirtmelidirler, mekanik olarak kesin tarihler koymamalıdırlar ve bunu yapmaları da mümkün değildir. Mao Zedong şöyle yazdı: “Sözünü ettiğim Çin devrim dalgasının yakında gelmesi, sahilde durup denize baktığında direğinin ucunu artık görebildiğin bir gemi gibidir; dağın tepesinde durup doğuya baktığında parlak ışıklar saçarak yükselmeye hazırlanan bir sabah güneşi gibidir; anne karnında hareket eden, olgunlaşmak üzere olan bir bebek gibidir.”

曝光 1322 · 评论 1 · 点赞 6 · 书签 0

查看原帖